Suudi Kralı Muhammed Bin Selman'ın altın kaplamalı uçak merdiveninin arızalanması !..

" ( Paralar) cehennem ateşinde kızdırılıp bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün ( onlara denilir ki): " İşte bu kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık yığmakta olduğunuz şeylerin ( azabını) tadın!" ( Tevbe sûresi, âyet 35 z)

Resulullah (sav)'in hayatına, sahabe-i kiramın hayatlarına nazar ettiğimiz an, görmüş olur, okumuş oluruz ki, altının, gümüşün, paranın, pulun, dünyevi menfaatlerin tozunun, kirinin onların üstlerine, başlarına bulaşmamış olduğunu temaşa ederiz.

Hz. Ömer (ra)'ın, Hz. Ebu Zerr Gifari (ra)'ın ve benzeri kahramanların hayat serencamları, tüm insanlığa, beşeriyete örnek olacak, kapitalist kralları, Emevi kodamanlarını, şimdiki servetlerine kul olmuş kralcıkları çileden çıkaracak, taban tabana zıt örnek hayat tarzlarıdır.

Lawrens gibi Batılı cinlerin, şeytanların; Arapları Osmanlıdan koparmalarının arkasında yatan asıl etkende bu değil midir?

Suudi krallığı kurulduğu zaman, ilk defa dünya aleminde kendilerini tanıyan ülke Ruslar olmuştur. Tanımışlar ama, ABD'nin şeytanları daha baskın çıkmış, daha uyanık çalışmışlar 91 yıldan bu yana Suudi krallarının Rusya'yı ziyaretlerini engellemişlerdir.

Onun içindir ki, hacıların mübarek (!) hac paraları, hac gelirleri, milyonlarca dolarlar, en zengin petrol rezervlerine sahip ülkenin petrolden elde edilen kazançları da, gariban Müslümanların, ezilenlerin, can çekişenlerin feryatlarına aldırış edilmeden yine ABD'ye peşkeş çekilmektedir.

Arta kalan, kaçırılan paraların gerisi ise, kral hazretlerine, evladlarına, prenslerine, prenseslere bağışlanmakta, onların, rahat etmeleri, Miami, İspanyol kıyılarında cafcaflı tatil yapmaları için, seks, fuhuş furyasının içerisinde alem icra etmeleri için kendilerine bağışlanmaktadır.

Sizler, kral Selman hazret(!)lerinin; Suriye garibanlarını, öldürülenlerini, ezilenlerini, ekmek bulamayanlarını, kefensiz olarak toprağa düşmüşlerini düşündüğünü, fikir eskittiğini hiç düşündünüz mü?

Bendeniz, zannetmiyorum böyle bir fikrin zihinlerini, beyin yapılarını meşgul ettiğini!.. Edemezdi. Çünkü, ağa babaları olan ABD' şeytanları, Cia, bizzat korumaları olan Fbı. ajanları bu işe meydan vermezlerdi. Nitekim, vermemişlerdir.

Bravo !.. Vladimir Putin'e!.. 91 yıl sonra, Suudi krallarını tanımasının bedelini, ilk etapta 3,5 milyar dolarlık askeri iş birliği antlaşmasını sağlamıştır. Tabii ki, ABD. yıllardan beri mübarek hac paralarını yiyor da, biraz da, Putin iç ederse çok mu görülecektir?

Kral Selman hazretlerinin; Rusya'yı ilk ziyaretleri idi!.. Şansızlığa, talihsizliğe bakınız ki, o kadar debdebenin, altın kaşıkların, kaselerin, tabakların, klozetin, envai çeşit şamatanın içerisinde uçağın altın kaplamalı merdiveni, kapısı arıza yapmıştır!... Vay babam vay!..

Bazan, düşünmeden edemiyorum. 1517-1918 arası kutsal beldelerde Osmanlı idaresi hakimdi. Dört yüz yıl gibi bir zaman dilimi içerisinde, ne bir israf, ne bir debdebe, ne hovardalık, nede zamparalık duyulmamıştır!

Allah aşıkı, Resulullah sevdalısı Osmanlı askeri, paçası kirli Arab’ın elinden poşetini, filesini alıyor, "sana zahmet olmasın" diyerek, "sen Peygamber ahfadısın" diyerek evine kadar taşıyordu.

Gözü kör olasıca, nankör dünya!.. Osmanlı iyilik yaparken, Araba hürmet gösterirken, nihayetinde kendisi açlıktan çekirge yemek zorunda kalmıştır. Bulunduğu, görüldüğü yerlerde arkadan hançerlenmişler, karınlarında altın aranmıştır.. Deşilen karınlardan ne çıkmıştır biliyor musunuz? Açlıktan dolayı, at, katır, eşek dışkılarının içerisinden toplayıp yemiş oldukları arpa vesaire gibi zerzavat!..

Osmanlı'nın suçu ne idi ki, böylesi arkadan vurulmayı hak ettiler?.. Onların suçu Kur'an'a hizmet etmek, peygamber topraklarına düşman ayağı, Rus ve ABD, İngiliz ayağı bastırmamaktı.

Tabii ki, Suriye'nin ezilen, aç kalan, öldürülen, diyar diyar hicret ettirilen garib Müslümanı kral Selman hazretlerini hiç ilgilendirmezdi!.. Ve ilgilendirmedi!.. Kral Selman'ı ilgilendirmezdi ama, arkalarında, kos koca TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ var idi, var olsun. bin yaşasın, ilel ebed var olsun bu büyük millet!.. Âmin!..

Türkiye camilerinde, Myanmar-Arakan Müslümanları için yardımlar toplandı. Kral Selman Hazretlerinin neyine gerek, Myanmar Müslümanları? Ezilirse ezilsin, ölürse ölsün. Yeter ki, kral Selman ve ahfadı doya doya yaşasınlardı!..

Sahi, siz, hac yapan, umre seferlerin aksatmayan Müslüman milletim!.. Kâbe'nin karşısındaki Zemzem Tower otelinden utanmıyor musunuz? Yoksa; yoksa Maşallah! Maşallah diyerek elmi çırpıyorsunuz? Bendeniz, maalesef, Zemzem Tower oteline mümkün mertebe bakmak istemiyorum.. Çünkü;

Otuz-kırk sene önce, Mekke'ye girerken, Hz. Aişe camiine gelince, Kabe-i Muazzama bütün heybetiyle gözler önüne seriliyordu. Ya şimdilerde?..

Netice olarak;

Üzüldüm be, kral Selman hazretlerinin altın kaplamalı uçak kapısının arıza yapmasına!.. Herhalde, bu haberi duyunca sizlerde üzüldünüz, içinizden vah!.. Vah!.. yazık olmuş dediniz!..

Bilmiyorum, bilemiyorum!.. Alemi İslam, dünya Müslümanları ne zaman kendilerine gelecek., içlerinden bir Hz. Ömer çıkaracak, tüm dünya zalimlerinden hesap soracak?..

Hz. Ebu Bekir (ra); sırtındaki abanın kefen olarak kullanılmasını istemiştir. Niçin? İsraf olmasın diye!.. İkinci bir kefen tedarik edilmesin diye!..

Aslında, aklıma ne geldi biliyor musunuz? Kral Selman hazretlerinin tüm varlığının fakir-fukaraya dağıtmak, ezilen, aç kalan Müslümanları zengin etmek için Ebu Zerr Gifari gibi bir kahramanın gelmesidir!.. Ve yetişmesidir!.. Rabbim!.. O mutlu günleri göstersin!.. Âmin!..

Yine de; kral Selman'ın altın kaplı uçak kapısının arıza yapmasına üzüldüm desem yeridir.. Acaba, sizlerde inandınız mı bu son sözlerime? Selam ve dua ile..