İSTİKLAL SAVAŞI GAZİSİ MEHMET KÖŞ(HALİL OĞLU)

 İSTİKLAL SAVAŞI GAZİSİ MEHMET KÖŞ(HALİL OĞLU)


Halil oğlu Mehmet KÖŞ 1900 Yılında Efsus’ta dünyaya gelmiştir. Halil KÖŞ’ ün Babası: Mehmet KÖŞ yemende savaşırken İngilizlere esir düşer. İngilizler yeni icat etmiş oldukları bir temizlik malzemesi olan Kostik ilaç havuzuna zorla sokulur başlarında İngiliz askerleri tüfeklerinin ucuna süngü takarak bu havuzdan başını çıkartan esirleri süngü zoru ile zorla ilacın içerisine sokmuşlar ve bundan dolayı birçok Türk askerinin gözleri göz göre İngilizlerce kör edilmiştir. Kostik ilaç yakıcı ve asit görevi yaptığından Halil oğlu Mehmet KÖŞ’ÜN gözünün bir tanesinin kör olmasına neden olur. Babam Mısır’ın İskenderiye limanında, imiş.Seydibeşir- Usare karargâhında 21 ay esir kalıyor. Osmanlı ordusundan 10.000. subay, Birinci Dünya Savaşı’nda İngilizlere; 10.000 subay,150 bin askerimiz esir düşüyorlar. Bu askerlerden bir kısmı da Mısır’ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı’na hapsediliyor. Kampın tam adı, ‘SeydibeşirKuveysna Osmanlı Useray-i Harbiye Kampı’ imiş. Babam Mehmet KÖŞ bana anlattığına göre bu kampta yapılanların toplu katliam olduğunu bundan dolayı gözünün birinin kör olmasına neden olduğunu söylerdi… Askerlerimizin, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokulduğunu. Ancak suya normalin çok üzerinde krizol (cresol) maddesi katılmıştı. Mehmetçik, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyorlardı. Ancak İngiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. Mehmetçikler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez İngilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Çünkü gözler yanmıştı… Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz kör oldu. Babamın anlattığına göre Subayları Azak doktorlar, askerleri de bizim okullarımızda yetişen, Osmanlının ekmeğini yiyen, Ermeni ve Rum doktorlar muayene ederlerdi.20.000.Türk askerinin gözleri (tavukkarası)bakar kör edilmişti. İngilizler bizlere iki üç gün yemek vermezlerdi. Ermeni ve Rumlardan sürekli hakaretler işitiyor insan yerine konmuyorduk. İngilizler bilinçli olarak bizleri ezdiriyorlardı. Ayrıca yine İngilizler Türk esirler kaçar diye her akşam bu esirlerin yemeklerine gözlerinde geçici körlük oluşturan ilaçları da sürekli kullandıklarından Mehmet KÖŞ ’ün ve diğer birçok Türk Askerinin gözlerinin biri hatta bazıları tamamen kör olurlar. Mehmet KÖŞ’ ün gözünün birinin kör olmasına rağmen yine de birçok cephelerde kahramanca savaşmıştır. Attığını vuran yiğitliği ve civan mertliği ile yine de Filistin, Mısır, Yemen, Ürdün ve Suriye, savaşlarında bulunmuştur. Arapları İngilizlere karşı savunmaya giden Türk Askerlerinin karnında altın var diye Araplar Türk Askerlerinin karınlarını kesmişlerdir. Arapları Türklere karşı ayaklandıran İngiliz Casus Lawrence Arapları Türklere karşı kışkırtmayı başarmıştı. Anadolu yaylasının serazat gürbüz çocukları, Arabistan çöllerinde, Filistin ve Suriye’de hilali dalgalandırmak, kelime-i tevhidi yaşatmak azmiyle kavrulup düşmanla çarpışırken gizli bir el arkalarından onları mütemadiyen hançerliyordu. Ülkelerinin dünya medeniyetinden nasibi Türk parası, Türk emeği ve Türk himmetiyle yapılmış demir yoluna inhisar eden insanlar, her gün bu demir yoluna bir bomba yerleştirmekten, binlerce Müslüman’ı havaya uçurmaktan çekinmiyorlardı ve bütün bu hıyanet ve mel’anetleri Lawrence’nin emriyle yapıyorlardı. Askerin ikmal yolları vuruluyor, zayıf depolar ve karargâhlar basılıyor, din devlet için Arabistan çöllerinde dövüşen kahramanlar müdafaa etmeye savaştıkları ülkenin sakinleri tarafından öldürülüyorlardı. Çünkü Lawrence böyle istiyordu. Bütün bunlara rağmen Lawrence gayesine ulaştı. Filistin ve Suriye’de hezimetimize sebep oldu. Babam Mehmet KÖŞ, Birinci Dünya Savaş'ından sonra Osmanlı Devletinin Mondros Mütarekesini imzalandığı zaman Yemende bulunan Osmanlı Ordusu'nun neferlerinden biridir. Mondros anlaşmasına göre Osmanlı Ordu'larının terhis edilme şartı olması dolayısıyla ve Osmanlı Ordu'sunun Yemende bir misyonunun kalmadığına ve vatan elden giderken Yemen'de bulunmak yerine Anadolu'da bulunmanın daha doğru olacağına inanan Türk subaylar ellerinde bulunan silah ve paraları Anadolu'ya ulaştırmak için birliklerini İngilizler ve İngilizlerin kışkırttığı Araplardan korumak ve en azından hepsi olmasa bile şansı olan Türk askerlerinin Anadolu'ya geçmesini sağlamak için ikişerli guruplara ayrılmış ve bu ikişerli guruplardaki Türk askerlerine ellerinde kalan altınları birer birer paylaştırmışlar. Türk askerleri verilen birer altını çaldırmadan Anadolu'ya ulaştırmak için yutmuşlar. Büyük abdestleri ile çıkan altını tekrar yutarak en emin şekilde Anadolu’ya ulaştırma yolunun bu şekilde olduğuna karar vermişlerdir. Efsuslu Mehmet KÖŞ ile amcasının oğlu Köşoğlu Süleyman KÖŞ ile oğlu Hafız İsmail KÖŞ İngilizlere esir düşüyor. Seydibeşir esir kampından KÖŞOĞLU Süleyman Oğlu Hafız İsmail KÖŞ ile birlikte kaçıyor. Bağlı bulundukları bölgeden Anadolu'ya doğru yola çıkıyor. Fakat İngiliz ajanlar durumu öğrenmiş askerlerin Anadolu'ya geçmeden öldürülmesi için Yemenli guruplara Türklerin ellerinde birer altın olduğunu haber vermişler ve Yemenliler bu durum üzerine gördükleri her Türk askerini öldürmeye başlamışlardı. Karnının deşilmesi için Türk olmak yeterli bir sebepti. KÖŞOĞLU Süleyman ile Oğlu Hafız İsmail KÖŞ şanslıydı çünkü Hafız İsmail KÖŞ çok güzel Kuran okuyor ve çok iyi Arapça konuşurdu ve bir Yemenli görünce konuşmaması için kendisini defalarca uyarmıştı. Çünkü ikisi de yola çıktıklarında Türk askeri oldukları anlaşılınca öldürüleceklerini biliyorlardı. Anadolu'ya geçerken Yemen çöllerinde karınları parçalanarak şehit olmuş Türk askerlerini gördüklerinde boğazların da bir düğüm olduğunu söylerdi Yemen Gazisi Mehmet KÖŞ anılarında anlatmıştır. Mehmet KÖŞ Ölünceye kadar Seydibeşir esir kampında Kostik ilaçtan gözleri kör olan arkadaşlarını ve o çöldeki askerlerin cesetlerini rüyalarında görmüştür. Mehmet Köş Askerlik Şubesinden benim durumum iyi diyerek Gazilik Maaşını almamıştır. Yaklaşık 401 yıl Osmanlı idaresinde kalmış, bu dönem içinde 300 binin üstünde şehit verilmiş ve 1918’de çekildikten sonra ise güneyi 70’li yıllara kadar İngilizlerin hâkimiyetinde, kuzeyi iç mücadelelerle geçen Arap Yarımadasının en güney batı ucu Yemen. Bugün ne durumda idi. Bu sebeple Osmanlı Yemen için binlerce şehit vermişti. Bu şehitleri Yemen için değil İslam için vermişti. Bu Bilgiler Yemen Gazisinin oğlu 86 yaşındaki oğlu Halil KÖŞ tarafından verilmiştir. Babam Mehmet KÖŞ yine de yemen savaşından geldikten Maraş harbi ile Kurtuluş savaşına katılmış bir gazidir. Babamın bana nasihati bak oğlum dünyada Türkün, Türk’ten başka dostu yoktur. Sakarya savaşında ve kurtuluş savaşında erden Mareşale kadar hepimiz abdestli idik. Allaha çok şükür cephede dahi su bulamadığımız zaman teyemmüm yaparak namazımızı kıldık. Bu vatanı böyle kurtardık oğul diye bana anlatmıştı bende hatırımda kalanları anlattım. Tüm Afşinli hemşerilerime sevgi ve selamlarımla.
DERLEYEEN
ARAŞTIRMACI YAZAR
MUSTAFA KÖŞ
AFŞİN KENT KONSEYİ TARİHİ ARAŞTIRMALAR BÖLÜM BAŞKANI