Türk siyasetinin olgunluk çağına girdiği bugünlerde cesur ve heyecanlı yığınların avuçlarında bulunan Türkiye dümeninin verdiği arıza tamamen  ‘’KAZA‘’

Tarihi biraz geriye almak istiyorum.

Herşey bir tokatla başladı. 17 Aralık 2010 günü Tunus’un Sidi Bouzid kentinde öyle bir tokat atıldı ki rüzgarı Ortadoğu merkezli olmak üzere bütün dünyada  halen esiyor.

Şimdi Faida Hamdi’ye (Bayan zabıta) sormak gerekiyor; yine olsa Muhammed Buazizi’ye ( Seyyar satıcı-işportacı) aynı tokadı atar mıydın diye. (Tokat Ortadoğu kültüründe çok ağır hakaret olarak algılanır, özellikle tokatı bir bayan, erkeğe atıyorsa ve o erkek sesini kimseye duyuramıyorsa sonuç Muahmmed Buazizi gibi olur) Şahsım bu cevabı tahmin edebiliyor; Hollywood edasıyla yazılmış kocaman bir ‘’HAYIR’’ Çünkü bu tokat Muhammed Buazizi’nin kendisini yakmasına ve dolaylı olarak  8 ülkede (Tunus, Libya, Mısır, Yemen, Suriye, Bahreyn, Cezayir) merkezli bütün Arap Dünyası’nı kaosa sürükleyen eylem oldu. Bu eylem  430 bin insanın ölümüne, 13 milyon kişinin evini terk etmesine ve Ortadoğu’nun yanıp kül olmasından da sorumludur. Lakin umudumuz odur ki küllerinden yeniden dönebilsinler.

Konuyu  dağıtmamak gerekiyor, gelelim sadede.

Çok derin bir tarihi ahlaka sahip olan değerli Cumhurbaşkanımız önderliğinde ki siyasetçiler kapımıza kadar gelen 3.567.000 Sığınmacıyı ülkemize buyur ettiler. ‘’ Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, bir kişi hayırdan kendisi için istediğini, Müslüman kardeşi içinde istemedikçe mükemmel bir şekilde iman etmiş olmaz’’ ( İmam Ahmed b.Hanbel, El-Müsned, El-Fethur- Rabbani, Ensar Yayıncılık: 1/113) şeklinde buyuran Rasulallah Efendimiz’in Hadis-i Şerifi doğrusunda bilerek veya bilmeyerek milletimizi mükemmel iman elde etme fırsatı tanıdılar.

Ülkemize gelen 3,567,000 Suriyeli sığınmacıya ülkemizin bütün kapıları açılıp bütün imkanları seferber edildi. Öyle ki  aynı okulları, aynı sağlık kuruluşlarını ve aynı kaldırımları paylaşıyoruz. Artık hepimizin Suriyeli birer komşusu vardır. Parklarda, bahçelerde ve yollarda, içler acısı halleriyle Türkiye’nin her köşesinde.

Muhabbetimizin bu kısmını daha da uzatıp gaflet içerisinde ki kardeşlerimizi rencide etmek istemiyorum. Lakin kısaca şunu söylemek istiyorum ki Muhacir sıfatıyla misafirliğe gelen Suriyeli kardeşlerimize yapılan ‘’ Get Out ( Defol)’’ kampanyası meyvelerini verdi.

Özellikle ‘’Get Out ( Defol) ‘’ kampanyası başta olmak üzere ekonominin ‘’ Pazar Tezgahına ‘’ yansımasıyla kaybedilen bir İstanbul'umuz var. Allah’ın izniyle bu ‘’Arızayı’’ ilk fırsatta  tamir edeceğiz.  Yalnız şu aşikârdır ki,  bu kayıp olgunlaşma evresine giren Türkiye siyasetinin hırsını, cesaretini ve savaşçı ruhunu perçinledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
salih kara 2019-04-15 09:07:56

Ergün Bülbül'e sormak lazım: Evinde kaç tane Suriyeli var? Ya da Suriyeliler için ne yaptın?

Misafir Avatar
Yazar- Ergün Bülbül. 2019-04-15 23:16:50 @salih kara

05537439231. Eğer ki niyetiniz icraatsa benim daha önce neler yaptığımı bir kenara bırakın, buyrun beraber birşeyler yapalım?

Beğenmedim! (3)

banner372

banner373