MHP Kahramanmaraş Milletvekili Tor, Tanıtım Günlerini Değerlendirdi

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Fahrettin Oğuz Tor, Ankara’da 28 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında düzenlen 2. Kahramanmaraş Tanıtım Günlerini değerlendirdi. Tor; “Mahsuni’siz, Davulcu Abdal Halil Ağasız, Elbistansız,  Kahramanmaraş günleri olur mu?”

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Fahrettin Oğuz Tor, Ankara’da 28 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında düzenlen 2. Kahramanmaraş Tanıtım Günlerini değerlendirdi.

Tor; “Mahsuni’siz, Davulcu Abdal Halil Ağasız, Elbistansız,  Kahramanmaraş günleri olur mu?”

Ankara’da, Atatürk Kültür Merkezinde düzenlenen Kahramanmaraş Tanıtım Günlerinde Eshab-ı Kehf Külliyesi içinde yer alan Kenvansaray’ın dev maketinin ayrı bir güzellik kattığını söyleyen MHP Kahramanmaraş Milletvekili Fahrettin Oğuz Tor, etkili bir tanıtım olduğunu söyledi.

Kahramanmaraş Tanıtım Günlerinin ilkine göre daha canlı geçtiğini belirten Tor, “ Kahramanmaraş’ımızın tarihi, kültürel ve turistik yerleri tanıtıldı. Biberinin, dondurmasının, tarhanasının, üzüm sucuklarının, Samsa’sının, vb. meşhur olduğunu bilmeyenler öğrenmiş, bilenler de pekiştirmiş oldu. Söylemek lazım ki, Afşin'deki Eshab-ı Kehf Külliyesi içinde yer alan Kenvansaray'ın Maketi, temsili 7 Uyurlar dekor ve kostümleriyle, ayrı bir güzellik kattı. Etkili bir tanıtım oldu. Emek veren herkese teşekkür ederiz. Mutlaka başka güzellikler de vardı. Organize eden, finansman ve katkı sağlayan herkese teşekkür ederiz. Her şey bir tarafa, yıllarca görmediğiniz arkadaş, eş ve dostlarınızı görme fırsatı yarattığı için bile herkese teşekkür ederiz. Sütçü İmam Üniversitesi, başta Rektör Hocamız Prof.Dr. Durmuş Deveci olmak üzere, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Solak ve Prof. Dr. İ.Ersin Akıncı ekipleriyle birlikte, yeterli materyalleri ile ciddi, etkili ve beğenilen bir tanıtıma imza attılar. İnşallah gelecek eğitim-öğretim yılında Hukuk Fakültesini de üniversiteye kazandırırlar. Kendilerine teşekkür ederiz.” Dedi.

Gelecek yıllarda düzenlenecek tanıtım günlerinin daha kapsamlı ele alınmasını isteyen Tor, öyle devam etti:

“ Tanıtım Günleri hakkında lafı uzatmayacağım. Ancak, içimde ukde olması ve hemen hemen herkesin sözlü olarak kınadığına şahit olduğum bir, iki vaka hakkında üzüntülerimi de dile getirmek istiyorum. Söyleyelim ki, gelecek yıllarda aynı hatalar tekrarlanmasın.  Birincisi; Aşık Ozan hemşehrimiz Mahsuni Şerif İle ilgilidir. Bu memlekette yaşayan insanların çok büyük bir kesimi, 30-40-50 milyon kişi, Mahsuni'nin en az bir bestesini ezbere bilir, severek de söyler.  Bu ülkenin duvarına taş koymuş herkesin ellerinden öperiz.Ancak adı-şiiri çok fazlada bilinmeyen, birilerinin ismiyle bahsedilerek övülürken, Türk kültür hayatına yüzlerce eser kazandırmış, bu büyük ozandan, maalesef, kısa dönem Kültür ve Turizm Bakanlığı da yapmış Mahir Bey dahil, tek kelime etmemeleri ne acı değil mi? Sonra kalkacaksın; "Müslümanlar bir duvarın tuğlaları gibidir" hadisini ağzına pelesenk yapacaksın.
Hoşgörünün, adaletin, hakkın hukukun olmadığı, ayrımcılığın son bulmadığı yerde duvar olur mu?

İkincisi üzüldüğüm konu; Fransız işgalini başladığı gün bitiren, Çete (Kurtuluş) Savaşında, bence bir Sütçü İmam kadar önemli olduğuna inandığım (Tabi ki Büyük insan Aslan Bey'den Mıllış Nuri'ye kadar hepsi büyük kahramanlardır, Aslan Bey’i de bir gün yazmak isterim) Davulcu Abdal Halil Ağa'dan da tek kelime edilmemesidir.


O Abdal Halil Ağa ki,Ermenilerin en zengini ve hatırı sayıl nüfuzlusu Ermeni Eşrafından Agop Ağa'nın, Fransızların K.Maraş'ı işgal edeceği gün, Davulcu Halil Ağa'yı çağırarak; "Etba'ını topla gel. Ordusunun başında gelen büyük Fransız kumandanını gideceğiz", şeklindeki isteğini geri çeviren, "Kasnağını altunla dolduracağım gelirsen" rüşvetini ise " Belli bilirim. Hem de doldurursun. Evimi de altunla doldurursun. Amma bu din bahsi, bir çomak bile vuramam" diyen Abdal Halil Ağa, o gece Şişman Hacı Ahmet Ağa' nın toprak damında çaldığı davulla, ahalinin maneviyat ve moralini yükselterek düşmanın o gün psikolojik olarak yenilmesini sağlayan kişidir. Davulcu Halil Ağa ile ilgili çok şey yazılır, Konuşulan kürsüleri bu insanlara borçlu olduğumuz maalesef unutulmuştur, kimilerince.

Üçüncü ve başka üzücü bir konu da, Türkiye'nin birçok ilinden büyük, bağrında tarihi ve turistik birçok eser barındıran Elbistan'ın, Tanıtım Günlerinde yer almamasıdır.
Tanıtım Günleri Elbistansız eksik kalmıştır. Cevabını Belediye yetkilileri verecektir.
Takdirini Elbistanlılara bırakıyorum.

Son söz olarak kısaca diyorum ki, gelecek yıllarda yapılacak Tanıtım Günlerinde,
Ayrımcılık yapılmamalı, sevgi ve saygı hakim olmalı, siyasişova, yağlamaya ve birilerinin egosunun tatmin edildiği yerlere dönüşmemelidir.”

Haberler