Medreselerle ilgili ilk oluşumlar Peygamberimiz devri ile başladı. O dönemlerde camilerde ve evlerde İslami eğitim veriliyordu. İslamiyet’e göre dini öğretmek ve anlatmak herkesin görevi idi. Bu ilk devirlerde bu tür çalışmalar devlet tarafından desteklendi XI. yüzyıldan itibaren Osmanlı medreselerinde fıkıh hâkimiyetinde bir İslam anlayışı ve Ehl-i Sünnet gelenekçiliği mevcuttu. Osmanlı merkezi yönetimi siyasi ve idari amaçlarını gerçekleştirmek için bu durumdan geniş ölçüde yararlandı. Dulkadirli Beyi Alaüddevle tarafından Maraş’ta 5 adet medrese yaptırıldı.Bunlardan bir tanesi Afşin Eshabü’l Kehf Medresesi: Alavüddevle Bey tarafından yaptırıldı.Osmanlı İmparatorluğuna katılan Efsus (Afşin) şehri padişahlarında dikkatini çekmiş ve Afşin'de bulunan külliyede faaliyet gösteren zaviyeye Şeyül İslamlar tayin edilmiş. Her sene Efsus (Afşin'de ki) Eshab-ı Kehf Şeyhülislamına Osmanlı padişahlarınca berat nameler (fermanlar) gönderilmiştir. Başbakanlık arşivinde (H 1077m) yazılı vesikadan Osmanlı Ferman ve Berat namelerinden öğrendiğimize göre Osmanlılar Efsus (Afşin)'de ki Eshab-ı Kehf adını taşıyan bir zaviye kurmuşlardır. Devrim Âlimlerinden Mevlana Mustafa’yı Efsus (Afşin) Eshab-ı Kehf zaviyesine tayin etmişlerdir. Selçuklulardan sonra bölgede kurulan Dulkadiroğulları Ashab-ı Kehf vakıflarını yenileyerek tamir ettirmişlerdir. Burada bulunan eski eserlere yenilerini eklemişlerdir. Dulkadiroğulları beylerinden Süleyman Bey Eshab-ı Kehf'e buka (zaviye orta dereceli okul) yaptırdı. Süleyman beyin oğlu Alaüddevle bey (1480-1515) babası Süleyman beyin yaptırdığı buka (orta dereceli okulun) yanına ilave ve değişiklikler ile misafirhane olarak kullanılan Kervansarayı tamir ettirdi. Dulkadiroğlu Alaüddevle Bozkurt Bey Eshab-ı Kehf Külliyesinin üzerine ağır olmasın diye ateş tuğladan 1500 yılında Efsus ta (Afşin)’de Eshab-ı Kehf'e bir medrese (Üniversite) yaptırdı. Rüstem beyin kızı Şems Hatun'da 1505'de bir mescit yaptırdı. Şehsuvar Ali beyin veziri Minnet Çelebi Mesciti Dulkadir beyliğinin eseridir ki kaba Nayip mesciti adıyla tanınan bu mescit Kanuni Sultan Süleyman devrinde (1531)'de inşa edildi. Kanuni döneminde Efsus'un ismi Yarpuz Şehri olarak geçmektedir. Yarpuz Şehrinde bulunan Efsus Şehri aynı zamanda Yarpuz şehrinin merkezidir. Nasırüddin oğlu Süleyman Bey Ashab-ı Kehf'te ki Kümbet, Mescit ve Medreseyi tamir ettirdi. Yarpuz şehrinin merkezinde bulunan Efsus şehrinin yarısını Pınarbaşı köyünü, Neşait (Nişanıt) Resülhacılı, Küçük Subi Büyük Subi Çanakçı Avşar mezralarını ceritli, Boynuyoğunlu Ebu Leyla cemaatini bunların bütün yasal hakları ve vergileri ile Dulkadir Beyliği devrinde Efsus-Afşin'de bulunan Camii, Mescit Medrese Ribat ve Zaviyelere, Külliye haline gelen Eshab-ı Kehf'e gelir olarak ayrılmıştır. Dulkadiroğulları Beyleri Efsus şehrinde bulunan Ashab-ı Kehf Külliyesinin ve Medresesinin harap olmaması için Afşin'in civarında ki köy ve etkinliklerinin çoğunu vakfetti. Efsus Şehrinde Dulkadiroğulları Eshab-ı Kehf medresesi olarak bir medrese kurdular. Biri Ashab-ı Kehf'te diğeri ise Afşin'in merkezinde bulunan Pir Ali Caminde bulunan Pir Alioğlu Medresesi ile Afşin şehrinde tarihte iki adet Medrese bulunuyordu. Afşin'de ilk defa 1905 Yılında Afşin Bey İlkokulu adı ile bilinen bir okul açıldı. Daha sonra Efsus İlkokulu açılmıştır. Medreselerde Arapça sarf, Nahiv, Belagat, Mantık, Fıkıh, Kelam, Hikmet gibi dersler işlenmektedir. Halep Vilayet Salnamelerinde Efsus-Afşin şehrinde 2 adet medrese olduğu yazmaktadır. İslâm eğitim tarihi içinde müstesna bir yeri bulunan Osmanlı medreseleri, orta ve yüksek tahsili Gerçekleştiren müesseselerdi. Medrese, memleketin ihtiyaç duyduğu kültürü veren ve elemanları yetiştiren bir eğitim ve öğretim kurulusudur. Daha önceki devirlerde olduğu Osmanlı’da da şahıslar tarafından tesis edilen ve yaşaması için vakıflar kurulan medreselerin hocalarına "müderris" (profesör), yardımcılarına da "muîd" (asistan, araştırma görevlisi) denirdi. Medrese talebesi ise "danismend", "suhte" veya "talebe" adlarıyla anılırdı. "Sübyan Mektebi" veya o seviyede özel eğitim görmüş olan kimseler, medreselere giderek muayyen hocalardan bir program dâhilinde belirlenmiş dersleri okurlardı. İlçemiz Afşin’e tarihte ilk medrese Afşin Ulu Camii yaptıran Danişmend oğullarından Pir Ali oğlu Muhammed Han Afşin’de yaptırdığı Ulu Caminin odasının birinde İlk medreseyi açmıştır. İkinci medreseyi Afşin şehrine Dulkadiroğulları beyi Alaüddevle Bozkurt Bey Afşin Eshab-ı Kehf külliyesinin üzerine ağır olmasın diye ateş tuğladan ikinci medreseyi yaptırarak Afşin’e müderris atamışlardır.Osmanlı Beratnamelerinde ve Fermanlarında Afşin Medreselerinde görev yapan Müderrislerin isimleri şunlardır. 1-Mevlana Hüseyin 2-Mevlana Muhyiddin 3-Hüseyin Halife 4-Hasan ÇELEBİ 5-Evliya Hasan BEK 6-Hüseyin BEK 7-Mevlana Alaaddin 8-İbrahim Mevlana Muhammed 9-Ahmet Halife 10-Mevlana Muhammed 11-Emrullah Çelebi 12-El İman 13-Hacı Muhammed 14-Alaaddin Abdulkadir 15-Mevlana Himmet 16-Mevlana Yakup 17-Mevlana Mustafa 18-Molla Mustafa Sıtkı Efendi 19-Minnet Çelebi Kanuni Sultan Süleyman’ın Kız kardeşinin kocası Kanunin Eniştesi. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Afşin Eshab-ı Kehf Medresesine gönderilen Padişahlara ait Ferman ve Berat nameler İlçemiz Pınar önü Cami Emekli İmamlarından Hasan POLAT hocamızda Orijinal şekilleri özenle saklanmaktadır. Afşin’imizin Sevilen İmamlarından Hasan POLAT Hocamızda bulunan Osmanlı Beratnameleri ve fermanları İlçemiz AfşinEshab-ı Kehf ile Afşin Tarihine önemli katkılar sağlamıştır. Bu Ferman ve Beratnameler bir kez daha Eshab-ı Kehf’in yaşadığı Efsus -Afşin şehri olduğu kanıtlanmıştır. Yine İlçemiz Afşin’de bulunan Dedebaba türbesi ile Kahramanmaraş’ta bulunan Ulu caminin karşısındaki taş medreseyi yine Dulkadiroğlu Alaüddevle Bozkurt bey yaptırmıştır. Alaüddevle Bozkurt bey Dedebaba türbesini yaptırdığını ve fakir fukaraya yemek dağıtılsın diye Dedebaba türbesine iki adet mutfak bahşeylemiştir. Afşin’imizde bulunan Eshab-ı Keh Medresesi Gerek eğitim ve öğretim, gerekse diğer teşkilâtlarla ilgili durumu daha iyi kavrayabilmek için, binlerce defter ve milyonlarca vesikanın bulunduğu Osmanlı arşivini görmek gerekir. Selçuklu Sultanlarından Alaeddin Keykubat Eshab-ı Kehfin şehrinin Afşin-Efsus şehri olduğunu 1200 yıllarında kabul ederek ayrıca tüm Selçuklu İmparatorluğuna Gerçek Eshab-ı Kehf şehrinin Efsus Afşin olduğunu ilan etmiştir. Osmanlılar medreseleri İlçemiz Afşin’e Eshab-ı Kehfe Selçuklu ve Anadolu beyliklerini örnek alarak kurdular. Bununla Selçuklular ve Osmanlı dönemlerinde Medreseler Büyük Sancaklara ve Vilayetlere açılmaktaydı. İlçemiz Afşin-Efsus şehri tarihte büyük sancak olduğundan ve ayrıca Eshab-ı Kehf şehri olduğundan Selçuklular ve Osmanlılar Afşin’e Medreseler açmışlardır. İlçemiz Eshab-ı Kehf şehri Afşin’e İlk Medreseyi Selçuklular döneminde Danişmend oğullarından Pir Ali oğlu Muhammed han Afşin Ulu Camiyi yaptırarak İlk medreseyi Afşin’de açtırmıştır. Pir Ali oğlu Muhammed Han’ın mezarı Afşin İlçemizdedir. İkinci Medreseyi Afşin Eshab-ı Krhfe Dulkadiroğlularından Alaüddevle Bozkurt bey açmıştır. Yani tarihten anlaşılyorki Afşin-Efsus şehrinde iki adet Medrese varmış bu Medreseler Şimdinin Üniversiteleridir.
 
ARAŞTIRMACI YAZAR : MUSTAFA KÖŞ
KAYNAKLAR
Halep Vilayet Salnameleri
Osmanlı Ferman ve Beratnameleri.
Prof.Dr. Ahmet Eyicil Afşin Ashab-ı Kehf 
Doç.Dr. İbrahim Solak Alaüddevle bey vakviyesi.
Halep Vilayet Salnameleri.