banner391

Aycan, TBMM'de Afşin ve Elbistan'daki Çevre Risklerine Dikkat Çekti

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, termik santral kaynaklı hava kirliliği, Hurman Çayı’nın yatağının değiştirilmesi projesi ve Elbistan’da kanalizasyon atık tesisinin bulunmamasının büyük çevresel riskler olduğunu belirtti.

Aycan, TBMM'de Afşin ve Elbistan'daki Çevre Risklerine Dikkat Çekti

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, termik santral kaynaklı hava kirliliği, Hurman Çayı’nın yatağının değiştirilmesi projesi ve Elbistan’da kanalizasyon atık tesisinin bulunmamasının büyük çevresel riskler olduğunu belirtti.

Sinan Doruk
Sinan Doruk
24 Eylül 2019 Salı 16:40
250 Okunma
Aycan, TBMM'de Afşin ve Elbistan'daki Çevre Risklerine Dikkat Çekti

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, termik santral kaynaklı hava kirliliği, Hurman Çayı’nın yatağının değiştirilmesi projesi ve Elbistan’da kanalizasyon atık tesisinin bulunmamasının büyük çevresel riskler olduğunu belirtti.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Afşin ve Elbistan bölgesindeki 3 önemli çevre riskine dikkati çekti.

Kirlenen çevrenin, insan sağlığını doğrudan etkilediğini vurgulayan Aycan, artan nüfus, kontrolsüz sanayileşme ve bilinçsiz davranışların kirlenmeyi artırdığını ifade etti. Aycan, bu durumun insan için çevresel riskin artması anlamına geldiğine dikkati çekerek "Eğer çevreyi kontrol etmezsek kanser hastalıklarının artması kaçınılmazdır. Yaşanan kirlilik konusunda Türkiye'nin durumu da iyi değildir. Çevre sağlığı konusunda ülke olarak çok başarılı değiliz." diye konuştu.

Günümüzde görülen hastalıkların yüzde 90'ının çevresel faktörlerden kaynaklandığını belirten Aycan, kirlenen çevrenin, insan sağlığını doğrudan etkilediğini vurguladı.

"Türkiye'de sanayi kuruluşları kirliliğin artışında önemli bir etkendir. Sanayi önemli ama daha önemlisi insanın sağlığı. Sanayileşelim ama çevre ve insan sağlığını ihmal etmeyelim." diyen Aycan, konuşmasına şöyle devam etti:

 “İklim değişikliğinin ve hava kirliliğinin birçok nedeni var. Sanayi kuruluşları ve ısınma ile ilgili yakıtlar bunda en büyük etken. Sanayi, insanın sağlıksızlığına, ölümüne sebep oluyorsa buna dikkat etmek ve bunu kontrol etmek gerekiyoruz. Bugün yaşanan durum bu. Sanayileşirken çevreyi ve sağlığı ihmal eden bir durum içerisindeyiz. Türkiye’de maalesef sanayileşirken çevreyi ihmal ettiğimizi düşünüyorum. Çevreyi ihmal ederken de insan sağlığına zarar vermek anlamına gelir. Elbette ülke olarak sanayileşmeliyiz. Sanayinin dumanlarını ve atıklarını da kontrol etmemiz lazım. Son teknolojiler, arıtma tesislerini çok etkili hale getirmiştir. Bacalardaki filtreler, bütün emisyonu kontrol edip çevreye verecek kadar teknolojik değişiklikler söz konusu. Dünyada bunlar yapılıyorsa bizim ülkemizde de yapılsın istiyorum.

Doğaya ve insana zarar veren eski sanayi tesislerimiz var. Arıtma tesisi konusuna sıkıntıları var. Evlere ve kentlere çok yakın konumdaki sanayi kuruluşlarımız var. Hem doğaya hem de insana zarar verir durumdalar. Organize sanayi bölgelerinin çoğunda da arıtma tesislerinin çalıştırılmadığını biliyoruz. Atıklar direk olarak doğaya veriliyor. Filtresiz bacalar, bacalarındaki filtreleri etkin olmayan sanayi kuruluşları çok ciddi bir şekilde hava kirliliğine neden oluyor.” 

ÇED Raporu uygulamasının başarılı olmadığını savunan Aycan, “Türkiye’de ÇED diye bir uygulama var. ÇED yönetmeliğinin yeteri kadar kontrollü yürümediğini düşünüyorum. ÇED uygulamasının başarılı olmadığını düşünüyorum. ÇED olumlu ya da gereksiz belgelerinin kolay verildiğini düşünüyorum. Bu kararların kolay alınmaması gerektiğini düşünüyorum. ÇED olumlu raporu aldıktan sonra tesislerin projede belirtilen nitelikte yapılmadığını düşünüyorum. Çevreyi kirletenlerin de bu eylemlerinin yanlarına kâr kaldığını düşünüyorum. Çevre kanununda bununla ilgili yaptırımlar var ama buna uyulmuyor. Çevreyi kirletenlere yasamızda hapis cezası var ama bunun verildiğini hiç görmedik. Para cezaları uygulanıyor ama bu da çok caydırıcı olmuyor. Parayla çevreyi geri kazanamazsınız. Genelde bir göz yumma var. Kirleteni kayırmak adına daha sert yaptırımların uygulanması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Prof. Dr. Sefer Aycan, Afşin ve Elbistan bölgesindeki çevre sorunlarını ise 3 başlık altında topladı.

Özel sektöre devredilen Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin, eski filtre teknolojisi ile üretime devam etmesinin insan sağlığı açısından tehlike doğurduğunu dile getiren Aycan, bacalardan çıkan kül ve dumanın da Kahramanmaraş’ı havası kirli en kötü 7.il haline getirdiğini söyledi.

Aycan, şöyle devam etti:

“Ceyhan Nehrimiz çok kirli. Elbistan’da henüz kanalizasyon arıtma tesisi bulunmuyor. Bu yüzden de kanalizasyon atıkları direkt olarak nehre verilmekte ve suyu kirletmektedir. Elbistan’da kanalizasyon arıtma tesisinin olmaması büyük bir risktir. Elbistan, büyük bir ilçedir. Sadece kanalizasyondan değil sanayi kuruluşlarından kaynaklanan bir kirlilikle yaşamaktadır. Hava kirliliği açısından baktığımızda Kahramanmaraş’ın en büyük çevre sağlığı sorunlarından biri de Afşin-Elbistan Termik Santrali. Kahramanmaraş, 7.sırada yer alıyor. Hava kirliliği, akciğer kanserinin en önemli sebebi. Ayrıca doğaya ve bitkilere de zarar veriyor. Türkiye’nin en büyük havzasına sahip olan Afşin-Elbistan’da 2 ünite faal durumda. Özellikle A ünitesi, eski bir ünite. İşletmesi özel sektöre devredildi. Çok ciddi bir çevre kirliliği oluşturuyor. Filtreleri çok eski bir teknoloji. Bugün için de o eski teknoloji ile üretime devam ediyor. 2019’un sonuna kadar süreleri var ama herhangi bir yenileme olmadan çalışması, bölgede çok ciddi bir hava kirliliğine sebep olmakta. Kanser vakalarının arttığını biliyoruz. Tarım arazileri bundan olumsuz etkileniyor. Bu da bölge insanı açısından çok büyük risk oluşturuyor.”

Elbistan için en önemli çevre sorunlarından birinin, kanalizasyon atıklarının arıtılmadan Ceyhan Nehri’ne bırakılması olduğunu anlatan Aycan, “Elbistan’da kanalizasyon arıtma tesisinin olmaması büyük bir risktir” diyerek tehlikenin boyutuna işaret etti.

Hurman Çayı’nın yatağının değiştirilmesi ile ilgili projeyi hatırlatan MHP Kahramanmaraş Milletvekili Prof. Dr. Sefer Aycan, bu çalışmanın var olan tehlikelerin üzerine yenisini eklemek anlamına geldiğini vurguladı.

Aycan, projeden kaygı duyduklarını söyleyerek açıklamasını, “Kömür sahasından geçen Hurman Çayı’nın yatağının değiştirilmesi ile ilgili proje aşamasına gelindi. Bu çok ciddi bir sorun. Ciddi bir çevresel etki çalışması yapılmadan çayın yatağının değişecek olmasından ciddi bir kaygı duyuyoruz. Kömür için bunun yapılıyor olması tehlikeli bir durumu işaret ediyor. Bu yatak değişirse doğanın ve bölge insanının çok ciddi etkileneceğini düşünüyorum. Bu proje, var olan tehlikelerin üzerine yenisini eklemek anlamına geliyor” cümleleri ile tamamladı.

banner130
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner372

banner373