banner391

Aşırılık zarar getirir, bu konuyu yüzlerce başlık altında sayfalarca anlatabiliriz, hatta bir kitap bile yazabiliriz lakin biz aşırılığın iki durağına uğrayacağız.

Yüksek sempati ve sevginin bir marka, kurum ya da topluma mal olmuş birey üzerinde yoğunlaşmasına fanatiklik veya fanatizm denir. Bu duyguyu yaşayan insanlara fanatik adı verilmektedir. Aşırı fanatik insanlar, çevresindeki doğru değerleri görmemekte, bunun yerine sadece kendi bildiği yönde hareket etmektedir, şekilde bir açılım fanatikliği ve aşırılığı güzel şekilde ifade edecektir.

 Biz, her işte ölçülü olmayı kendisine şiar edinmiş birey olma yönünde yol almaya çalışan bir ümmetin fertleriyiz. Tabi ki bizim içinde bazı noktalar vardır ve bunlar akıllarınıza gelecektir. Fakat o noktalar anayasamızın ilk üç maddesi misalidir, müzakeresi teklif bile edilemez. Nedir bunlar? Vatan, Kuran ve İslam. Vatanı, Kur’an’ı ve İslam’ı severken Aşırı sevmemizde hiçbir engel yoktur. Çünkü, Vatanı, Kur’an’ı ve İslam’ı aşırı seven birey yüksek ahlak zümresine mensuptur. Ne diyordu Allah Resulü: ‘’ “Ben, ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” (bk. Muvatta, Husnü'l Halk, 8; Müsned, 2/381) ‘’ O’nu ve O’ndan dolayı Vatanını seven, kitabını seven ve getirdiği dini seven bir ademoğlunun sergileyeceği tavır hoşgörü ve kardeşlikten başka bir şey olamaz. Biz aşırılığa set çekip durdurmaya çalışıyoruz.

 Biz milliyetçiliğe tamamen karşı olup hiç kimseyi soysuz olmaya davet edemeyiz lakin aşırılıktan men edip orta yolu bulup milletlerin birbirlerine ne derece zulüm ettiklerini hatırlatıp, olası yanlışların önüne geçme niyetindeyiz veya bu aşırılık kendisini fanatiklik olarak gösterirse insanların duygusal git-gellerinden faydalanacak olan kan emici örgütlerin oyunlarını boşa çıkartmak niyetindeyiz.

 Tarihler 5 Mayıs 1789’u gösterirken Avrupa’nın batısında bir ihtilal gerçekleşti, bu ihtilalın adı ‘’ Fransız İhtilalı’’dir. Fransız İhtilalı dönem olarak monarşik yönetimler üzerinde yıkıcı bir etki meydana getirmiştir. Bu yıkıcı etkiyi var eden faktörler milliyetçilik ve demokrasi akımlarıdır. Öyle ki bu ihtilaldan sonra  çok uluslu yapılara sahip monarşik imparatorluklar ve beylikler kısa süre içerisinde yerini  demokratik ve bağımsız şahsi millet devletlerine bırakmışlardır.

 Dönemin en büyük devleti  olan Osmanlı İmparatorluğu bu akımlardan en çok etkilenen yapılanmadır. Çünkü, bu yapılanma 72 milletten meydana gelmekteydi. Osmanlı da ilk ayrılıkçı hareketi Sırplar başlattı ve bu hareket ilk olarak Yunanistan ve son olarak Araplar’ın bağımsız olmalarıyla dönemini kapattı.

 Lakin ortaya çıkan aşırı milliyetçilik akımı Osmanlı’nın dağılmasıyla sona ermedi. Zaman içerisinde faşizim  gibi kalıplarla kendisini hissettirdi.

 Şunu merak etmeyenimiz var mıdır? Bu akımın etkisine kapılarak Birinci Cihan Harbi’inde bizimle duygusal ve dini bağlarını kesen ve birlikten kuvvet doğacağını bir kenara bırakan kardeşlerimiz bugün ki dünya düzeninde ne durumda. Şahsım şunun farkındadır, birbirine düşman bir kardeş coğrafyasında yaşıyoruz vesselam.

 Peki Aşırılığın sadece ve sadece olumsuzluklarını biz mi gördük? Dünya aşırılıktan neler çekti?

 Aşırılığın en ağır faturalarından birini, İkinci Dünya Harbin’de ki insanlar ödedi ve yine insanın insana neler yapabileceğini bu savaşta gördük. Hemen arkasından Kore, Vietnam, Afganistan, Ortadoğu ve sürekli olarak terörist gruplar tarafından dünyanın her yerinde aşırılığın faturasını ödedik ve ödemeye devam ediyoruz.

 Keza yine aynı şekilde genç olarak tanımlayabileceğimiz cumhuriyetimiz de senelerce aşırı fanatiklik ve bundan dolayı doğan iletişimsizlik ortamından dolayı sürekli geride kalmıştır. Öyle ki mevcut dünya standartları bakımından da ne kadar geri kaldığımızı görebiliriz. Biz aşırılıklarla uğraşırken diğer milletler, teknolojik  ve ekonomik bakımdan kendilerini yüksek oranda ileri taşımayı başarmışlar. Yine bugün kendi içerimizde ki siyasetimizi meşru yollardan gayri meşru yollara saptırma politikası yürüten mikroorganizmalar mevcuttur.

 Ülke ve millet olarak kardeşliğimize, huzurumuza ve güvenliğimize göz diken şeytan uşaklarına vereceğimiz en büyük mesaj onların bu provokasyonlarına gelmemek ve onlara vuracağımız en büyük darbe ise 2023, 2053 ve 2071 vizyonlarımıza giden yolları hız kesmeden inşa etmektir.

Allah’a emanet olunuz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
salih kara 2019-05-09 13:44:58

Aşırılık, aşırılıktır. Bir şeyi lüzumundan fazla önemsemek aslında onu önemsizleştirmektir. Birşeyi lüzumundan fazla sevmek aslında onu öldürmektir. Bir şeyi reklamını çok yapmak aslında o şeyin ticaretini yapmaktır.. Bunun misalleri o kadar çok ki, çevrenize baktığınızda görebilirsiniz. . Ortalık din alıp din satan, dinden yiyip dinden içen, dinden geçinen, dini şahsi, ticari, siyasi ikbal aracı olarak kullananlar; "ticaret helal kazanç" ayağına Ramazan'da gıda maddelerine zam yapan; "vatan, millet" edebiyatı ile vergi kaçıran, tüyü yetmemiş yetimin hakkını yiyen, yolsuzluk yapan hermen her yerde...

banner372

banner373