banner280

26.05.2017 Perşembe günü KSU İlahiyat Fakültesi DİKAB (Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi) öğrencileriyle üç hocanın (Alpaslan Alkış, Mustafa Çoban ve bendeniz) eşliğinde Ashab-ı Kehf’i ziyaret ettik. Hem hocaların hem de öğrencilerin fevkalade memnun kaldığımız bir ziyaret oldu. Yeşil Afşin Gazetesi bunu haber olarak sütunlarına, AKSU TV de ekranlarına taşıyınca iki yıl önce değerli hemşerilerimle KSU Rektörü Sayın Durmuş Deveci Beyi ziyaretimiz sırasında kendilerine sunduğum Ashab-ı Kehf Teoloji Enstitüsü başlıklı dosyanın özetini kamuoyu ile paylaşmanın yerinde olacağını düşündüm. 

01.06.2013 günü Afşin Ashab-ı Kehf’te bu yıl 5. si yapılan Yemliha Yürüyüşüne katıldım. Kendisiyle görüştüğüm, değerli hemşehrim Halk Eğitim Emekli Müdürü Mevlüt Taşkale Hoca bana geçen günlerde KSU Rektörü Sayın Pr. Dr. M. Fatih Karaasalan’la görüşüp Üniversite bünyesinde bir Ashab-ı Kehf Enstitüsü kurulmasını gündeme getirdiğini, benim de Afşin’e ilişkin çalışmaları olan Afşinli bir akademisyen olarak konuya eğilmemi ve KSU’deki diğer Afşinli akademisyenlerle konunun takipçisi olmamı rica edince ben de bu duyarlılığından dolayı kendisini tebrik etmiştim.

Konu üzerinde bir bilgi taraması yapmıştım. Afşin Ashab-ı Kehf Enstitüsü kurulması fikrinin ilk kez benim de Kahramanmaraş Lisesinde tarih hocam olan değerli Yalçın Özalp Hocanın 27.10.2012 tarihinde gündeme getirdiğini öğrendim. Konuya ilişkin haber, Eshab-ı Kehf’e “Teoloji Enstitüsü” talebi başlığı ile İhlas Haber Ajansında gündeme getirilmiştir. “Kahramanmaraşlı Tarihçi Yalçın Özalp, kentte düzenlenen “İnanç Turizmi ve Eshab-ı Kehf” Sempozyumunun kalıcı olabilmesi amacıyla teoloji enstitüsü kurulması için girişimlerde bulunulması gerektiğini söyledi.”

Ashab-ı Kehf’e  “Teoloji Enstitüsü” kurulması gerektiğine ilişkin ilk teklif Eylül 2012 yılında yapılan İnanç Turizmi ve Eshab-ı Kehf Sempozyumunda Tarihçi Yalçın Özalp’in sunduğu bildiride dillendirilmiştir”. Teoloji Enstitüsü kurulsun”, diyen Değerli Hocam Yalçın Özalp’ı bu duyarlılığından dolayı bir Afşinli akademisyen olarak gıyabına kutlamıştım.

05.03.2015 Perşembe günü Afşin Ashab-ı Kehf Derneği Başkanı Bekir Sıtkı Can ve Ashab-ı Kehf’i temsili kıyafetli yedi uyurların organizatörü Hüseyin Bozkurt, bendeniz KSU Rektörü Pr. Dr. Durmuş Deveci’yi makamında kutlama ve Ashab-ı Kehfe destek ziyaretinde bulunmuştuk. Hüseyin Bozkurt Ashab-ı Kehf’i tanıtım için bu topluluk (7 Güzel İnsan) un neden temsili kıyafetler giydiğine açıklık getirerek, günümüzde görselliğin etkisinden yararlandıklarını, bunun da oldukça olumlu dönüşlerini gördüklerinden bahisle Erzurum Büyük Şehir Belediyesi yetkililerinin 7 Güzel İnsanı Kıtmir ile birlikte Erzurum’a davet edip misafir edeceklerinden söz etti. Dernek Başkanı Bekir Sıtkı Can da Ashab-ı Kehf’in geçmişinden kısaca bahsedip Rektörün gösterdiği ilgi ve desteğe teşekkür ederek dernek faaliyetleri için üniversitenin desteklerini rica etti. KSU İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi olarak ben de Rektöre Ashab-ı Kehf Enstitüsünün kurulması gerektiğine ilişkin bir dosya sundum. Özetle “Enstitü, belirli bir amaç için oluşturulmuş organize bir yapıdır. Sıklıkla özel konularda araştırma yapmak için oluşturulur. Ayrıca bir enstitü mesleki kuruluş da olabilir. Bazı ülkelerde enstitüler üniversitelerin bir parçası olabilir. Enstitü kelimesi, Latince institutumdan gelmektedir.  instutum, adet, düzenleme, tanzim, eğitim ilkeleri anlamındadır ya da çoğunlukla doktora ve yüksek lisans çalışmalarının yürütüldüğü üniversitelere başlı akademik birimdir. Bir üniversiteye bağlı veya bağımsız bir kuruluş olarak genellikle araştırma yapan ve bazı durumlarda öğretime de yer veren eğitim kurumu' anlamına geliyor.

Kahramanmaraş Valiliği’nin öncülüğünde Eylül 2012 tarihinde gerçekleştirilen “İnanç Turizmi ve Eshab-ı Kehf” Sempozyumu ile 3 semavi din açısından da önem taşıyan Eshab-ı Kehf için 50 akademisyen bir araya gelerek konuyu tüm ayrıntılarıyla ele almıştı.

KSU’deki Afşinli ve Afşin ve Ashab-ı Kehf üzerine araştırma inceleme yapan akademisyenlerin de bu konuda desteklerinin esirgemeyeceği kanısındayım. Bu bağlamda Ashab-ı Kehf Enstitüsü ya da Afşin Ashab-ı Kehf Araştırma Merkezinin kurulması gerekmektedir.  Zatıalinizin ilgi ve desteğini bekliyoruz, deyince samimi ve sıcak bir ortamda geçen bu ziyaretle KSU Rektörü Ashab-ı Kehfe özel bir ilgisinin olduğunu ve üniversiten kurumsal yapısı içinde her türlü destek ve yardımı esirgemeyeceğini belirtmişti.

Rektör Pr. Dr. Durmuş Deveci yaptığı konuşmada konuklarını ağırlamaktan memnuniyetlerini belirtip teşekkür ettikten sonra Ashab-ı Kehf Mağarasının ısısının ölçülüp ölçülmediğini sordu. Bilim adamı kimliğinin gerektirdiği tecessüsle bu 7 güzel insanın 300 yıl -uyku halinde de olsalar- nasıl canlı kaldıklarını -inancımızdan kuşku duymak adına değil de, çünkü Kuran’ın hükmü karşısında haddimizi de biliriz, diyerek buradaki hikmetlerin ilmi bir dayanağa oturtulabilirliğini irdelemek maksadıyla kendime sorun yaptım, dedi. Bazı hayvanların, canlıların sıfıra yakın ısısı olan mekanlarda hareketsiz yatarak pek az enerji kaybıyla gıda ve kaloriye ihtiyaç duymadan uzun süre kaldıkları ya da yaşadıklarını, uyku halinde sağa ve sola dönerek boşaltımlarını -dışkı ve idrar- yaparak vücutlarında metabolizmalarını ayarlayarak yaşamaları bu olguyu açıklamada bir açılım getirebilir diye düşündüğünü belirtmişti. Ziyaret, samimi bir ortamda Rektörün ikramı ve çekilen hatıra fotoğraflarından sonra sona ermişti.

Afşin Ashab-ı Kehf külliyesine ilişkin son 20-30 yıldır hayli bilgi, belge, doküman oluştuğu gibi en az 4-5 sempozyumda pek çok bildiriler sunuldu. Bu bilgilerin işlenmesi, ilmi yöntemlerle sınıflandırılması, kurum içinde araştırma alanlarının oluşturulması, ileriye dönük çalışma hedeflerinin belirlenmesini gerçekleştirecek bir araştırma enstitüsünün kurulması yöremize, ilimize önemli kültürel ve ekonomik bir katkı olacak ve bu onur da doğal olarak üniversitemiz (KSU) in olacaktır. Bu araştırma enstitüsü ya da Araştırma Merkezinin kurulmasında hem üniversite yönetimi hem de sivil toplum örgütleri ve çeşitli ticari kuruluşların katkı vermeleri gerekmektedir.

Artık Yalçın Özalp Hocanın fikri öncülüğünü yaptığı bu sorunun üzerine eğilmenin zamanı geldiği kanısıyla iki yıl önce hazırlayıp olgunlaşmaya bıraktığımız sorunun yeniden güncellenmesi gereğine inandığım için yazılı ve görsel kitle iletişim organları ve sivil toplum kuruluşlarının konuyu dillendirmeleri gerektiğini düşünüyorum. 

KSU İlahiyat Fakültesi DİKAP Öğrencileri Ashab-ı Kehf’i Ziyaret Ettiler

İlahiyat Hocaları ve öğrencileri, Ashab-ı Kehfin ziyaretçilerini doyurucu biçimde tanıtacak nitelikli bir turizm rehberi bulması nedeniyle Belediyeyi tebrik turizm rehberi Ramazan Kıraç’a da teşekkür ettiler. Turizm Rehberi sayın Kıraç, işinin ehli, diyalektiği düzgün tutum ve davranışlarındaki nezaket ve ağırbaşlılığı ile bildik turizm rehberlerinin aksine takdir topladı. İlahiyat hocaları, her dini asarı atika için böyle rehberler bulunması gerektiğin belirttiler.

http://www.yesilafsin.com/images/upload/20170526_2_23894857_22527383.jpg

26.05.2017 Perşembe günü İlahiyat Fakültesi Hocalar: Alpaslan Alkış, Mustafa Çoban ve Necati Demir,  Turizm Rehberi Ramazan Kıraç’ı dinlerken.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
salih kara 1 hafta önce

Eshab-ı Kehf Kur'an'da geçen bir konu; ancak ne yeri ne de isimleri hakkında bir bilgi yok. Bu yöndeki bilgiler tarih ve israiliyat konusudur... Eshab-ı Kehf'in yeri konusunda tartışmalar yapılırken, "Afşin'de enstitü" kurulması tepkiye yol açacaktır....

banner275